giovedì 27 settembre 2007
martedì 18 settembre 2007
Eksiğiz ama...

Inter geldi İstanbula. Takımın defans hattı ciddi eksiklerle dolu. Mancini 20 kişi belirlemiş maç için.
Kaleciler: 1 Francesco Toldo, 12 Julio Cesar, 22 Paolo Orlandoni.
Defans: 4 Javier Zanetti, 6 Maxwell, 24 Nelson Rivas, 25 Walter Samuel, 35 Dennis Esposito, 38 Daniele Federici.
Ortasaha: 5 Dejan Stankovic, 7 Luis Figo, 11 Luis Jimenez, 15 Olivier Dacourt, 19 Esteban Cambiasso, 21 Santiago Solari, 36 Francesco Bolzoni, 37 Gabriele Puccio.
Hücum: 8 Zlatan Ibrahimovic, 18 Hernan Crespo, 29 David Suazo
Muhtemel 11 ise;
Cesar
Zanetti
Samuel
Rivas
Maxwell
Figo
Cambiasso
Stankovic
Solari
İbrahimoviç
Suazo
Takım eksik olabilir fakat onların yedekleride yabana atılacak topçular değil. Hücum hattı zaten çok güçlü Inter'in. Umarım Ibra gününde olur. Herşeye rağmane Avrupada başarılı olmasada tecrübeli bir Inter geldi Istanbula. Çarşamba 21:45'te neler olacak göreceğiz...
Forza Ragazzi !
domenica 16 settembre 2007
Kalbim Ege'de Kaldı...

Yaz aylarımın vazgeçilmez hapishanesi gibi gelir bana Altınoluk yaklasık 10 senedir. Bu senede öyle oldu tabii. Çıktık geldik İstanbul'a da noldu ? Aynı şeyler, aynı şeyler... Özlemeden edemiyorum şu an orayı. Güzel havasını, temiz denizini, sahil kenarındaki kahveyi, limandaki balıkçı Hüseyin ağabeyle balığa çıkmayı...
sabato 15 settembre 2007
giovedì 13 settembre 2007
lunedì 10 settembre 2007
Kapalı
Pc başında darlandıgım vakit(ki sık sık olur) hemen, D:\Besiktas klasörüne yatay geçiş yapıyorum. Yine öyle bir ruh halindeyken kapalının en sevdiğim fotolarından birine rastladım. Tribünün kendinden geçmiş bir halde kollar havada çılgınlar gibi bağırması alıyor beni benden... Bu fotoda aynen öyle gördüğünüz üzere... Gerçekten şahane.
venerdì 31 agosto 2007
Burda bitmez . . .

Alvaro Alexander Rivero Recoba 1976 Uruguay doğumlu en sevdiğim topcuların basında. Çekik gözleri sebebiyle ona verilen lakap ''El Chino''Danubio'da basladıgı futbol hayatına Nacional'de devam eder ve 97-98 sezonunda 7 sene top kosturacagı takımına, Inter'e gelir. 99'da 1 sene için Venezia'ya kiralanır. Bu 7 senelik süre zarfında Inter'de 176 maçta 53 gol kaydetmiştir. Frikiklerdeki ustalıgı kesinlikle tartısılmaz... Son 2 senedir pek forma sansı bulamadıgından kendiside oynayabileceği bir takıma gitmek istiyordu. Kendi şahsi fikrime göre -ki her fırsatta söylerim bunu burdaki tek hatalı adam teknik direktör Mancini'dir. 2007-2008 futbol sezonunda transfer döneminin kapandıgı son günde Recoba, Torino'ya 1 sene kiralık olarak verildi. Kendi adıma üzüldüm fakat oynayabileceği biryere gitmesi sevindirici zira onu en azından bir 60 dakika izlemeyi bile özledim diyebilirim. Yakın tarihte aklımda kalan Meazzadaki Sampdoria karşılaşmasındaki uzatmalarda attığı gol, Fiorentina'ya sağ çarprazdan attıgı enfes frikik ve Udineseye kornerden attıgı harika golü unutulacak türden goller değildi. Umarım Torino'da eski performansına kavuşur ve Inter'e sezon sonu tekrar döndüğünde teknik direktör Mancini kovulmus veya takımdan ayrılmıs olur. ''Burda bitmez Chino !''
Başarılar;
Uefa Kupası: 1998
Italya Kupası : 2005, 2006
Italya Süper Kupası : 2005, 2006
Italya Sampiyonluk : 2005-2006, 2006-2007
Ringraziamenti per tutto, reale Interista El Chino !
sabato 28 luglio 2007
Optik Başkanımıza . . .

Her zaman takımımıza destek olalım. Ne olursa olsun Beşiktaş’ın arkasında olduğumuzu Beşiktaş’ı temsil edenlere inandıralım. Cümlelerinin karşılığını dolu dolu vermek için bir ömrü Beşiktaş’a verdin Başkan
Küçük bebelerin kucağında maç izleyip de ağlamayı zırlamayı kestiğine şahit olan tribün taşları açtı binbir kollarını sana doğru, seni kucaklamak için sana doymak için 2 senenin her saniyesinin hasretini sıkıp ter olup akıtmak için Beşiktaş’a. Evet Beşiktaş’a; gençliğinin ve hayatının kalemini kırıp da verdiğin Beşiktaş’a. Öyle bir iştir ki bu Ferhat la şirine aslı ile kereme hayata küsme nedenidir senin sevdan. Uğruna yıllarca mesai harcadığın, evlendiğin, gönül nikahı kıydığın Beşiktaş’ından ayrı geçen 2 sene. Omuz omuza verilmiş kardeşlerinle durmadan dimdik yürüdüğün Beşiktaş yolunda senin adamlığını örnek bilmiş binlerce onbinlerce kartal yüreği. Hakkında bırak tribünümüzden rakip tribünlerden bile tek kötü laf eden çıkmamıştır, edenin ya akli dengesi bozuktur ya da mayası. 1974’lerde ilk maça girdiğin heyecanın yüzünde yarattığı gülüştü sanırım her tribünde görüşümde bana gülmen. Uğur olsun diye yaktığın sigaralarını takip ederdim hep, nasılda kalbinden çıkardı dumanı, kaplardı o dumanın büyüsü futbolcuları. Beşiktaş uğruna kalemi kırılmış bir hayat dedim ya Başkan, Beşiktaş uğruna yakılmış okul yılları ve Beşiktaş uğruna elinin tersiyle itilmiş bir öğretmenlik hayatı.
Ne bileyim ben başkan, ne sen sor ne ben söyleyeyim duyduğum saatten beri kelime edemiyor, duyamıyorum, duymak istemiyorum. Senli tribünün tadını dokusunu ve adamlığının nefesini koklamışlıktan mıdır nedir sensizliğin korkusu sardı dört bir yanımı şimdiden. Tüm umutlarım, duygularım, bilincim törpülendi. Bilinçaltında hala senden kalma uğur sigaraları, hindi babalar, durumu olmayana yardım etmeler karın doyurmalar ve en önemlisi senden miras kalan ve herkesin istediği kadar almakta hür olduğu adamlığın miras kaldı bilinçaltında.
Şimdi sensizlik zamanı. Geçici ayrılığında bile burkulan yüreklerimiz ebedi ayrılığına nasıl dayanır bilinmez. Şimdi kim bize sahilde bira ısmarlayacak, maç öncesi aç karnımızı doyuracak, kim hindi baba çektirecek, uğur olsun diye Beşiktaş’ımıza kim yakacak o malum dakikada sigarasını...
Gittin başkan bizi sensiz, biz başkansız, bizi Beşiktaş’la baş başa bırakıp gittin. Gittin de ne oldu, şimdi kim Beşiktaş için ömrünün kalemini kıracak.
Sokak köpekleri şimdi sensiz Başkan, sensiz, kimsesiz, aç ve biz sensiz sokaklarda sokak köpekleriyle kucak kucağayız artık. Gittin, çözülen yün yumağı, savrulan yapraklar gibi dağıttın gittin bizi Başkan, Başkanım, Optik Başkanım bir kitaba başlar gibi, koşarken yavaşlar gibi bir anda tökezledik hayat yolunda, vakitsiz bir sonbahara yakalandık, yaz düşünde çok sarardık, yaza varmadan bir adım daha bu gudubet Temmuz’da seni aldı Kartallar ülkesi, kıskandı sevgimizi, inat yaparcasına Optik Başkan sen çok yaşa dememize, Optik Başkan artık bizle yaşayacak hükmü geldi biz seni bilmesek endişelenir, üzülür, kederlenirdik; ama biliriz ki eşsiz adamlığınla ve sevginle biz geldiğimizde oraların Başkanı sen olacaksın tüm gönülleri feth etmiş durumda, biz yine fenere söveceğiz, cimboma giydireceğiz. Sensiz günlerimizde miras bıraktığın adamlığımızdan ödün vermeden dimdik yürüyeceğiz, çizdiğin ve yürüdüğün yolda, yalansız riyasız rantsız…
Kalbimizin Kral dairesi senindir her daim Optik Başkan, başkanım, Mehmet abi, hocam, Mehmet hocam.
Gittin başkan, sessiz sitemsiz, diğer ölen arkadaşlar gibi sessiz sitemsiz
Sana 1 maçı bile çok gören hayat umarım bu sene şampiyonluğumuzu sana armağan eder, işte o gün mümkün olur bahsetmek adaletinden dünyanın.
Gittiğin her yerde omuz omuza olacağız unutma başkan, gittiğin diyarlarda da yankılanacak o kalpten gelen sesin yine...
Biiiir baba hindiiiii
Ömür Hıncal





