domenica 29 giugno 2008

Asi Ruh

Uzun bir süredir beklediğimiz Pancard film imzalı Asi Ruh dün satışa çıktı. Bende az evvel izledim. Gerçekten harika bir yapıt olmuş. Bilhassa müzikler şahane. Zaten dvd'nin yanında birde müzik cd'si hediyeli. Bir tribün filmi olarak bakacak olursak gayet profesyonel. Çok beğendim tekrar tekrarda izlerim. Unutmadan fiyatı 19.90 ytl. Böylesine güzel emek verilmiş bu yapıtı lütfen korsan temin etmeyelim. D&R başta olmak üzere birçok müzik&dvd markette mevcut.

sabato 28 giugno 2008

Beni Bekleme Kaptan...


Cem Karaca - Çok Yorgunum

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan,
Seyir defterini başkası yazsın,
Çınarlı, kubbeli mavi bir liman,
Beni o limana çıkaramazsın...

Lampard Inter'e Çok Yakın

Dün gece sözleşme imzaladığı konuşuluyor. Fransız arkadaşım msn'de konuşurkende söylemişti inanmamıştım. Gazzetta'daki haberde Fransız kaynaklı. Gün içinde haberin açıklanması bekleniyormuş. Senelik 7 milyon euro konuşuluyor. Ayrıca Queresma dedikodularıda güçlendi. Detayları bekleyelim görelim.

giovedì 26 giugno 2008

Herrera & Mourinho

Başkan Moratti Mourinho'yu Inter'in 60'lardaki efsane teknik direktörü Helenio Herrera'ya benzetmiş ve Mourinho'yu Herrera gibi yorulmak bilmez ve titiz olarak adlandırmış. Kısacası babası Angelo Moratti'nin o dönem nasıl bir Herrera'sı varsa, Massimo'nunda Herrera'sı Mourinho olacakmış. Halbuki geçen sene aynı açıklamaları Mancini için yapmamışdıydı başkan. Yapmıştı. Bu sefer dikiş tutmalı. Merakla ve istekle bekleyip göreceğiz. Grande Inter...

martedì 24 giugno 2008

25 Haziran 2005

Bizi koyverip gideli 3 yıl oldu... Şarkıların her zaman dillerimizdeydi zaten ama sende aklımızdan hiç çıkmadın. Toprağın bol olsun Şair Ceketli Çocuk... Seni unutmadık !

domenica 22 giugno 2008

Hırsız Burger King


Bir ki üç gol yetmez dört beş altı olsun metin ali feyyaz koysun Beşiktaşım şampiyon olsun.

sabato 21 giugno 2008

Mucize

Ahmet Çakar, ''Kader ağlarını örüyor arkadaşlar'' demişti. Hakkaten öyle çok garip bir şans var bizde. Herneyse mucizeler artık sanırım bizden sorulur.

venerdì 20 giugno 2008

Neyin Haberi ?

Maç var bugün evet. Çokta önemli bir maç evet. Ama haber kanallarımız pek seviyor güzel hayvanımız eşşeğin bazı yerlerine su kaçırmayı. Ana haber baştan sona maçla ilgili haber. Tamam güzel. Futbolseveriz sonuçta keyif alırız izlemekten. Ama kardeşim neyin haberi bu ! Bi kanalı açıyorum, Selçuk Manav sapık bakışlarıyla mal mal konuşuyor. Diğerini açıyorum, yok Hakan Yakın'ın annesi Türkiye'ye 1'den fazla gol atma demiş o da atmamış onun haberi. Başka bir kanalı açıyorum. Maç izlerken nelere dikkat edilmeli diye bir haber. Bu nedir arkadaş. Yıllardır maç izliyoruz, kalpten gitmemek için neler yapmak gerekirmiş bu ne saçmalıktır. Alkol az alınmalıymış. Haber olsun, bir günüde böyle geçirelim triplerinde haber kanalları. Bende diyorumki;

Maç izlerken gırtlaktan bağırılmalıdır.

Bol bol bira tüketilmeli, sigara içenler paket paket içmelidir. Bunlar stresi azaltır, kalpten götürmez.

giovedì 19 giugno 2008

Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe...

Hafta bitmedi ama ben bittim...

- Pazartesi günü yok yere gittim okula aslında, gittim 1 saat sonra döndüm. Kafama sıçayım.

- Salı gününü çok güzel geçirmekti amacım. Gitmeyecektim okula. Akşam 10'da arkadaş arayıp yarın kesin gelmen lazım elektronik'ten ödev verecekmiş hoca demesiyle yığıldım kaldım sokağa, çocuğum öldü sanki o derece. Gittim Salı okula 3. ders, bişey anlamadan döndüm eve yine 1 saat sonra. Mal bi gündü yine tabii bu da.

- Çarşamba günü, okuldan çıktık yola ver elini Beykoz dedik. Denizde Canlı Kalma eğitimi şeysine katılmak mecburiymiş. Tamam güzel katıldık. Sıcakta Tuzla'dan Beykoza nerden baksan 1.5 saat gidiş. Orada o sıcağın altında kışın giysen üşümeyeceğin osuruktan tatbikat elbiseleri kafada baret elde eldiven derken, kendimi filikada kürek çekerken buldum falan. Servisle dönerken attım e-5'te kendimi Bostancı Köprüsüne. Gideyim migrosa şöyle bi kola mola cips alayım dedim. Kasanın önüne geldim. Önümde bir (afedersiniz) ''karı'' ama öyle böyle değil. Arka taraf isviçre alpleri sanki. Şarap şişesi standıyla, kasaların arasında bu ''karı'' kişisi. Kulağımda kulaklık heavy metal damarlarıma işlemiş, ona rağmen 3 kere pardon dedim. ''Karı'' hala dedikoduda. Duymadı. Darlandım. Sırtımda çantayla tam yol ileri dedim şişelere bir koydum, kadehi şişeyi kırdım hakkaten. 2 şişe migrosun kendi imal ettiği beyaz şarabı yerle yeksan ettim. Önümdeki ''karı'' ya da çok fena sövdüm sesli sesli. Tekrardan sövüyorum bunları yazarken. Gitsin spor falan yapsın. Şarapların parasını tabiiki vermedim. Bombok bir gündü özetle.

- Perşembe, yani bugün sabah 9 da Yangın Eğitim dersimizdeydik efendim. Denizin kıyısında terkedilmiş pislikten bok götüren bir yerde Güzelyalı sınırları içerisinde. Yine üzerimize kışın giysem üşümeyeceğim iki katlı yangın üniformalarını, kafamıza kasketleri taktık. Geberiyorum ama sıcaktan öyle böyle değil. Neyse hortumu taktık,birleştirdik. Nozulu tutma sırası bana geldi aldım elime öyle havaya suya püskürtüyorum tatbikat hesaabı. Kronik cenabet ruhum hayır Safa bu olmamalı dedi adeta, Nozul, hortumla adeta vedalaştı nozul yerde hortum elde kafa göz su. Allah belanı versin nozul gibi. Sırılsıklam oldum, kum oldum. Eve geldim. Akşama yine migrosa gidip bir kaç şişe şarap kırmaktır niyetim. Çok zevkli tavsiye ederim

domenica 15 giugno 2008

Curvanord Milano #3

INTER - SPORTING LISBONA 1984/85 Coppa Uefa

sabato 14 giugno 2008

Şerefimiz... Ruhun şad olsun...

20 Ekim 1932 günü sessiz bir kalabalık toplanmıştır Sirkeci Garı'nda... Beşiktaş Kulübü idarecileri, sporcuları, yakınları, sevenleri son bir umut olarak tedavi için Viyana'ya uğurlamaktadır Şeref Bey'i... 27 gün kalır Avusturya'da... Tıbben uygulanabilecek tüm tedaviler uygulanır kendisine... Hastalığı karşısında tıbbın da çaresiz kaldığını anlamıştır Şeref Bey. Doktorlarla konuşur, hastaneden çıkışını alır. İstanbul'u ve Beşiktaş'ını çok özlemiştir. Geri dönecektir...Hayatı hep mücadelelerle dolu olan Şeref Bey, on iki ay süren son mücadelesini yakalandığı amansız hastalığa karşı verir. 12 Haziran Pazartesi gününü 13 Haziran Salı gününe bağlayan gece yarısı 00:20'de hayatında ilk kez girişmiş olduğu bir mücadelede yenik düşer, hastalığı boyunca başından ayrılmayan babasının kollarında, 39 yaşında hayata gözlerini yumar.


**
Şu satırlar insanı klavye başında hüngür hüngür ağlatmaya yeterde artar bile. 39 yıllık yaşamında, kalbi Beşiktaş için çarpan o kısacık 39 yılda Beşiktaş için ne yapması gerekiyorsa fazlasıyla yapmıştır Ahmet Şerafettin Bey'imiz, Şeref'imiz, Şeref Bey'imiz !

giovedì 12 giugno 2008

Revizyon

Bu duvarda asılı atkılardan önce asılı duran atkılar çok sevdiğim Beşiktaş atkılarımdı 1 saat evveline kadar. Annemin şu atkıları yıkayalım simsiyah oldu hepsi baskılarına karşı, ''anne zaten siyah hepsinin kendi rengi ne olacakki'' savunmam 1 saat önce düştü. Kısacası gardım düştü. Canım ciğerim Beşiktaş atkılarım, şu an makinede dönedursun, bende boş durmadım. O duvar boş kalamaz, imkanı yok. Attım hemen elimi dolaba çıkardım diğer çok sevdiğim ''Inter'' atkılarımı. 1-2 ay kadar böyle kalır bu oda. Güzelde oldu farklı renk.

martedì 10 giugno 2008

Futbol Düşmanlarına Ölüm

İsveç 2 - 0 kazandı Yunanistan karşısında. Bütün sınav stresinden arınıp keyifli bir maç izlemekti amacım, tıpkı diğer tüm maçlar gibi. Ve tabii Ibracadabra'yı izlemek istiyordum elbette. Tv karşısına oturduğum andan ilk yarı sonuna kadar Yunanistan'a küfür etmekten sesim kısıldı. Bu kadar pislik bir futbol olamaz. Yeri gelsin kendini yere at. Yeri gelsin faul yap. Deli gibi kapan. Hücum organizasyonu 0 olsun. Dakika 35'te kendi yarısahanda top çevir. Eğer bu bir taktikse yazıklar olsun öyle taktiğe. Bu akşam eminim, ne kadar futbolsever varsa benim gibi küfürleri yağdırmıştır Yunanistan'a haklı olarak. Kapanırsın güzel, çirkinleşirsin güzel... Ama Ibrahimovic diye biri çıkar sana öyle bir koyarki, çıkarmakta nasip olmaz. Mustahak olsun futbol katili Yunanistan'a...


FUTBOL DÜŞMANLARINA ÖLÜM !

lunedì 9 giugno 2008

La Grande Inter

''La Grande Inter'' ismi Inter'e verildiği vakit ben daha vitamin bile değildim elbette. Araştırıp okumak güzel şey ama.

Inter o zamanlar fırtına gibi esiyor, Helenio Herrera ile. Şampiyonluk geliyor 1962/63 sezonunda öncelikle, son şampiyonluktan 9 yıl sonra şampiyonluk hasretini gideriyor Inter. Aradan 1 yıl geçiyor 1963/64 yılında İtalya'da şampiyonluk gelmiyor. Fakat dahada kıdemlisi, Avrupa Şampiyonu oluyor Inter o sezon. 27 Mayıs 1964'te Viyanadaki finalde Sandro Mazzola uçuruyor Inter'i 2 golüyle. Diğer gol Aurelio Milani'den geliyor. Neticede 3-1 kazanıyor Inter ve ilk Şampiyon Klüpler Kupası'nı müzesine götürüyor.



INTER: Sarti, Burgnich, Facchetti, Tagnin, Guarneri, Picchi, Jair, Mazzola, Milani, Suarez, Corso.

----------------------------------------

1964-65 senesinde Inter yine ligde esiyor ve Scudetto'nun sahibi oluyor. Daha fazlası, Inter aynı sezon yine Şampiyon Kulüpler Kupasını müzesine götürüyor. Finalde Benfica'yı deviriyor 1-0 la Nerazzurro. 27 Mayıs 1965'te final Inter'in kendi evinde San Siro'da oynanıyor. Kupayı getiren gol Jair Da Costa'dan geliyor.


INTER: Sarti, Burgnich, Facchetti, Bedin, Guarneri, Picchi, Jair, Mazzola, Peirò, Suarez, Corso.

----------------------------------------

Yıllar yılları kovalıyor Inter adeta kupalara ambargo koyuyor. 1965/66 yılında Serie A'da 10. şampiyonluğunu kazanıyor Inter. 1967 yılında Inter Şampiyon Klüpler'de yine esiyor ve finale kadar çıkıyor. Fakat Lizbondaki finalde Celtic'e 2-1 mağlup oluyor ve kupaya uzanamıyor. Yazmadan geçmeyelim. Inter, bu Avrupa Şampiyonluklarından sonra'da 1964'te ve 1965'te 2 kez Kıtalararası Kupa'nın sahibi oluyor.

1960 - 1968 yılları arası Inter kaldırabileceği en iyi kupaları kaldırıyor, Helenio Herrera önderliğinde. Unutmadan o yıllardada başkan, şimdilerdeki Massimo Moratti'nin babası Angelo Moratti. Ne dersiniz, ardarda lig şampiyonluklarının geldiği şu günlerde, Mourinho gibi takımın vizyonunuda değiştirecek bir teknik direktör gelmişken Inter dönermi acaba o ''La Grande'' zamanlarına...

AVANTI LA GRANDE INTER !!!

domenica 8 giugno 2008

Ölüm Haftası

Ölüm Haftası dedim ben bu haftaya. Niyemi ? 5 günde 8 final... ayıp denen birşey var tabi 5 günde 8 final nedir. Şunlar geçsin bir hayırlısıyla, Çıldırın, çıldırın diyecem. Dualarınız benimle olsun efenim.

bitsede gitsek...

mercoledì 4 giugno 2008

2008-2009 Sezonu Kombine Kart Şakası

Yönetim Kurulumuz; bugün yapılan toplantıda BJK İnönü Stadyumumuz’un yerine yapılacak yeni stad projemiz ile ilgili yasal prosedürlerin ve gerekli izinlerin alınma süreci halen devam ettiğinden ve de taraftarlarımızın ısrarla bir an önce kombine kart talepleri doğrultusunda 2008 – 2009 sezonu maçları kombine kart satışlarına, BJK İnönü Stadyumu üzerinden başlamayı, gerekli izinler tamamlandığı gün itibari ile de maçlarımızı Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynamayı kararlaştırmış bulunmaktadır.

Buna göre kombine kart satışlarına 12 Haziran 2008 Perşembe günü başlanacaktır. Bu sezona mahsus olmak üzere, yukarıda ifade ettiğimiz gibi ev sahibi takım olarak maçlarımızı oynamak üzere Atatürk Olimpiyat Satadyumu’nun kullanılması halinde kombine kart sahiplerine BJK İnönü Stadyumu’nda bilet aldıkları yerlerin emsali konumundaki tribünlerden yer verilecek ayrıca aynı bölgeden bir kombine kart daha tarafımızdan kendilerine bedelsiz olarak sunulacaktır. Böylelikle 2008 –2009 sezonu için BJK İnönü Stadyumu’ndan 1 adet kombine kart alan taraftarımız maçlarımızı Atatürk Olimpiyat Satadyumu’nda oynamamız halinde 2 adet kombine kart sahibi olacaklardır. Kombine kart satışlarımız, 12 Haziran 2008 Perşembe günü başlayacak ve 9 Ağustos 2008 Cumartesi günü son bulacaktır. 12 Haziran 2008 ile 21 Haziran 2008 tarihleri arasında eski kombine kart sahiplerine eski yerlerini almak üzere öncelik tanınacaktır.

- Boldladığım kısımlara dikkat ! Sevgili yönetimimiz Olimpiyat Stadı'na geçtiğimiz vakit bize 1 kombine daha verecekmiş ! Hemde bedelsiz ! Aaaa ne kadar büyük incelik. Hani taraftara beleş bilet vermiyordunuz.
- Evet şimdi madalyonun komedi kısmının diğer tarafındayız. İşte fiyatlarımız. Geçen seneye dair tek hatırladığım, Kapalı Alt 700, Kapalı Üst 900 lira idi. Bu sene, geçen seneye göre bu takımın ne + sı varda bu fiyatlar böyle ?

VIP ÜST D 6.500 YT
L VIP ÜST B&E 4.500 YTL
VIP ÜST A&F 2.300 YTL
VIP ALT A&F 1.800 YTL
VIP ALT B&E 2.800 YTL
VIP ALT C&D 3.300 YTL
NUMARLI ORTA 2.100 YTL
NUMARALI KENAR 1.550 YTL
KAPALI ÜST 1.200 YTL
KAPALI ALT 975 YTL
YENİ AÇIK 400 YTL
ESKİ AÇIK 350

Bu kulübün başından gittiğiniz gün, bayramımızdır !

lunedì 2 giugno 2008

Benvenuto Josè Mourinho !

Evet, evet, evet... Nihayet imzayı attı bay karizma Mourinho. Gerçekten Inter için büyük bir adımdır bu transfer. Takımın kimliğini, Mancini'nin oynattığı korkak futbolu tamamen değiştirebilecek bir adam. Teknik direktörler arasında alınabileceklerin en iyisiydi ve alındı. 3 senelik kontrat yapılmış. Rui Farias, Silvino ve Andrei Villas Boas. Bu isimler Mourinho'nun 3 sene boyunca beraber çalışacağı isimler. Yardımcı teknik direktör ise, efsane defans Giuseppe Baresi olmuş. Şu harika transferin arkasından bir Essien bir Lampard haberi falan almak sürpriz olmaz aslında. Yada bir Drogba. Öf...

domenica 1 giugno 2008

Ibra kalıyor !

Gazzetta yazmış. Az evvel rastladım. Kesin kontrat imzalanmamış ama söz kesilmiş. Ibrahimovic 2013 e kadar Inter'de. 12 milyon euro para alacakmış. Rekor bir ücret. Herşeyden öte Mourinho'dan sonra Inter'in en kral transferidir Ibra'yı takımda tutmak. Harika bir haber !

Koreografide de Şampiyon !

Bildiğimiz üzere 07-08 Sezonu Serie A şampiyonu Inter. Fakat İtalya'da koreografi şampiyonuda kuşkusuz Milano Curvanord'u. İçerdeki ve dışardaki maçların yüzden 90'ında koreografi yaptı bu sezon Milano CurvaNord'u. Benim hatırladığım büyük maçlardan, sadece Milan maçında yapılmadı. Ortak protestodan dolayı o da. Foto Coppa Italia Finali Roma maçından. Muazzam bir görüntü, hastayım tek renk bayrak şovlara. Bu sene Curva'nın yaptığı koreografi resimlerini görmek için tıklayınız efendim.