Dün sahur vakti, uçağının Milano'ya indiğinin haberini okuduktan sonra, alttaki Benvenuto postuyla hoşgeldin dedik Ricardo'ya. Bugünde transfer noktalandı. Porto bu transferde 18.6 milyon euro, Quaresma ise yıllık 6 milyon euro alacak. Kontrat süresi 5 yıl. Ricardo Inter'de 77 numaralı formayı giyecek. Attığın pas, asist çektiğin şut, gol olsun yiğidim.
lunedì 1 settembre 2008
Quaresma Inter'de !
domenica 31 agosto 2008
giovedì 28 agosto 2008
lunedì 25 agosto 2008
2008 Supercoppa Winners
Harika bir maç oldu. Oyunun 10 dakikalık bir dilimi haricinde oyunu tamamen eline almış bir Inter vardı sahada. Birkez daha görüldüki Mourinho harika bir adam. Mancini olsa golü yedikten sonra Balotelli'yi oyuna alırmıydı, hiç sanmıyorum. Muntari'yide çok beğendim pire gibi bir orda bir burda güzelde bir gol attı. De Rossi'nin golü'de çok iyiydi, Kupa finalinde Pele'nin attığı golü hatırladım bir an. Hakeme çok tutuldum bir ara tüm fauller Inter aleyhine oldu. Ve verilen saçma bir ofsayt kararı. Kaptan Zanetti yine yağ gibi çalımlarıyla ağzımızın suyunu akıttı. Helal sana kaptan. Stankovic hem yenilen 2. golün ve kaçırılan penaltının başrolündeydi. Maç boyu diri bir futbol oynadı ama bazı şeyler hep bu adamda patlıyor, cenabetmidir nedir anlamadım ben. Ayrıca Balotelli'ye Inter'in duran toplarını kullanıyor diye tutulan Güntekin Onay bu maç ne demiştir bilmiyorum. 2 tane şahane frikik kullandı Süper Mario Balotelli. Neticede hakkı olan maçı son penaltıyla almasını bildi Inter.
sabato 23 agosto 2008
Ben Geldim
Dün sabah 6 itibariyle İstanbul'a geldim. Geldim de noldu sanki...
20 gün kadar Altınoluk'ta güzel vakit geçirdiğim söylenebilir. Rutin şeylerle vakti geçirdim aynı zamandada dinlendim. 1 günlükte olsa Festivale gittim, Pentagram'ı tekrar canlı kanlı izledim. Herneyse geldim işte, sıcaktan boğuldum ama burda kafayı çizmek üzereyim. Ayrıca otobüste her uyuma girişimimde ağlayan ork kılıklı bebeğe sevgiler demessem içimde kalır.
giovedì 31 luglio 2008
Tatile Gittim Gelcem
Bu gece 1:30'da Altınoluğa doğru yollanıyorum yavaştan. Yaklaşık 1 ay kadar siniri,stresi boşaltıp, kafayı rahatlatmaktır niyetim. Cıstaktan tıstaktan uzak şöyle bir dötü göbeği yayıp yatmak istiyorum, başkada birşey istemiyorum. Balığada çıkarım, oh tamam yeter daha ne olsun. He birde Zeytinli Rock Fest'e de uğrayacağız tabikide. Sağlıcakla kalınız efenim...
lunedì 28 luglio 2008
Rüya gibi bir konser ve Metallica !
Ne desem, nasıl anlatsam bilemiyorum. Gerçi bu konser anlatılırmı onu hiç bilmiyorum. Yaşanırdı bu konser, yaşamaktan öte hissedilmeliydi öylede yaptık. Konserden önceki gece uyuyamadım heyecandanmı, strestenmi bilmiyorum. Heyecanlanmamak mümkünmü hergün tekrar tekrar dinlediğim şarkıları canlı canlı onlardan dinleyeceğim... Güç bela 3-3.5 saat falan uyuduktan sonra, 7.30 otobüsüyle Mecidiyeköy'e yollandım. O saatte hatrı sayılır bir kalabalık vardı. Zaten geceden sabahlayanlarda olmuş. Kapı olayında eziyet çekmedim desem yalan olur. Ön taraflardaydım ama kapıyı bir türlü açmadılar 2 de açılacak kapı için saat. 2.30-3 oldu hala açmadılar. O kalabalıktan sıyrıldım gittim başka bir kapıya 10 dakkada içerdeydim. Biraz saha içi turundan sonra sahne önü'ne doğru yollandım. Çöktüm, hatta biraz uyudum. Birşeyler atıştırdıktan sonra ilk çıkacak grup ''The Sword'' u beklemeye koyulduk. Nitekim 6 civarı çıktılar sahneye. İlk defa dinledim, beğendimde açıkçası. Özellikle gitaristleri çok iyiydi performans olarak. Kulaklardaki pas'ı silip attılar.
Arkasından ''Pentagram'' çıkıverdi. Onu bekliyordum bende zaten. Pentagram&Metallica en sevdiğim 2 grup aynı gece çıktı... Herneyse Pentagram beklediğim gibi değildi. Yada benim beklentim çok fazlaydı. Ama şöylede birşey vardıki Pentagram sahnedeyken ses sistemi hiçte iyi değildi. Bununda payı büyük olsa gerek. Tabiki Lions in a Cage'de kendimden geçtim her zamanki gibi.
Saat 8 civarı, ''Down'' çıkageldi. Onlarıda ilk defa dinledim dün. Phil Anselmo'nun vokalde olması zaten iyi bir grup olduklarını gösteriyor. Gerçekten çok iyilerdi, bu zamana kadar nasıl dinlemedim kendime kızıyorum. Phil'in sahne enerjisi bitmedi devamlı seyirciyi coşturmaya çalıştı ve kendide coştu. Sahneden inmeden 1 şarkı önce Metallica diye milleti gaza getirmesi ayrıca güzeldi.
Ve Down'da yaklasık 45 dakkalık bir performanstan sonra sahneden indi. Artık delicesine bir heyecanla Metallica'yı beklemeye koyulduk. 9'da çıkacaklardı ama 9.45'te falan çıktılar sahneye. Sahneye çıkmadan önce müthiş bir karanlık mavi bir ışık sahnede ve arkada çalan ''Ecstasy of Gold'' ve stattaki inanılmaz görüntü... Bütün statta o karanlıgın icinde eldeki telefonlardan,foto makinelerinden çıkan ışıklar adeta yıldızlar gibiydi. Ectstasy of Gold'un bitişiyle beraber yaklaşık 5 saniye içinde grup elemanları harika bir şekilde sahneye çıktı. Lars'ın elindeki bardağı bizlere atmasıyla Creeping Death'i girmeleri bir oldu. Kendimizden geçtik adeta inanılmazdı. Arkasından For Whom Bell Tolls geldi ki en sevdiğim şarkılar arasındadır. Onun peşinden Ride The Lightning, sahnedeki ateşler harikaydı. One'dan önce top tüfek efektleri sahne üzerinde,arkasında,önünde patlayan bomba efektleri, alevler, havai fişekler... konserin müzikal olarak değil görsel olarakta muhteşem olduğunu gösteriyor zaten. Master of Puppets' ı tam ve eksiksiz çaldılar. Master, Master ! bağırışları muhteşem bir şekilde yankılandı. 2 saati aşkın inanılmaz bir coşkuyla çaldılar. Metallica dün adeta Ölmedik lan biz burdayız ! dedi. Bu konserden sonra hiçbir konserden zevk alabileceğimi sanmıyorum. Unutması mümkün olmayacak bir geceydi. Öyle dolmuş bir seyirci vardıki, seyircinin we want more tezahüratı karşısında James Hetfield, üzerine çökerek memnuniyetini gösterdi. Bitimde tüm grup elemanları mikrofona birşeyler söyleyerek, seyirciyi överek gittiler. Ve seneye tekrar burda olacaklar. Lars'ta yakın bir zamanda görüşeceğiz diyerek bunun müjdesini vermiş oldu. Özetle harika,muhteşem,şahane bir geceydi... biz izleyenler orgazmın doruklarına çıkardı Metallica. Onlar benim için her zaman Metallica'dır ve her zaman 1 numaradır.venerdì 18 luglio 2008
domenica 13 luglio 2008
Naptımki ?
Uzun zamandır yazmadım buraya, yazasım gelmedi hiç aslında. Neyse.
- Okul bitti 3 gün evvel. 4 dersim vardı, 2'sini verir 2'sinden kalırsam şahane olur. Doğumgünümüde atlattım, doğumgünümde 4 tane sınava soktu beni kitapsızlar.
- Ömer geldi Kanada'dan şarbon,laziale,romanista, üçlüsü olarak buluştuk hemen tabii. Pleysiteyşın,yemek,nargile derken güzel bir gün oldu.
- Tribündergi halısaha maçı vardı geçen gün. Ne comeback'ti be.
- Sıcaklar fena bastırmaya başladı, yatağa yatmamla yatakta izimin çıkması bir oluyor. Su tüketimide litrelerce arttı yine. Fenalardayım.

